Sorunlara karşı ürettiği çözümler ve yetenekli avukat ekibiyle Dilekçe Hukuk Bürosu, İstanbul Adalet Sarayı Mirasın Reddi Dilekçesi arama sonuçlarında öne çıkar. Büyük bir alana hizmet sağlayan büromuz yalnıza İstanbul Adalet Sarayı Mirasın Reddi Dilekçesi değil dünyanın birçok farklı yerinde de sizlere fayda sağlamaktadır. Bünyesinde barındırdığı misyon ve vizyon ile bütün sorunlarınıza uygun çözümleri kısa zamanda sunar. Pek çok değişik hizmeti içinde barındıran Dilekçe Hukuk Bürosu, İstanbul Adalet Sarayı Mirasın Reddi Dilekçesi kavramını da alt kısımda detaylıca ele almıştır. İstanbul Adalet Sarayı Mirasın Reddi Dilekçesi sitemizin hakkında sayfasını inceleyip bizimle telefondan ya da WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Mi̇rasın Reddi̇ Di̇lekçesi̇ Ne Anlama Geli̇r?
Mirasın reddi diğer ismiyle reddi miras, miras verenin vefatı üstüne atanmış veya yasal mirasçılarının, veraset verenin her türlü servet varlığı, borç ve alacakları ile mirası tamamen istememesi anlamındadır. Miras kanununda yer verilen külli halefiyet ilkesi gereği yasal veya atanmış verasetçiler veraset bırakanın vefatı üzerine direk mirasçılık sıfatına haiz olmaktadırlar. Miras bırakandan mirasçılara geçen tüm borçlardan verasetçiler, kendi mal varlıkları ile sorumludur. Mirasın reddi isteğini ancak resmi ve atanmış mirasçılar yapabilirler. Bu sebeple mirasın reddi dilekçesini de resmi ve atanmış verasetçiler yazabilirler. Veraset veren vefat etmeden önce ile verasetçiler mirasın reddi başvurusunda bulunamazlar. Mirasın reddi isteğinde bulunabilmesi için miras bırakanın vefat etmiş olması gerekmektedir. Bu bağlamda mirasın reddi dilekçesi ilk önce miras verenin ölümü ile söz konusu olabilmektedir. Bu dilekçenin işinde yetkin bir avukata yazdırmasında fayda vardır. Borca girmiş bir terekede hisse sahibi olan verasetçi kişisel malvarlıklarını bile kaybedebilir. Nitekim bu durumun gerçekleşmemesi için mirasın reddi dilekçesi, dilekçe avukatı ile yazılır.
Mi̇rasın Reddi̇ Di̇lekçesi̇ Ki̇me Veri̇li̇r?
Mirasın reddi dilekçesi veraset bırakanın son ikametgah yeri Sulh Hukuk Mahkemesine verilmektedir. Kanunda mirasın reddi 3 aylık hak düşürücü süreye tabi tutulur. Bu karara dair miras verenin vefatı üzerine veya verasetçinin mirasçı olduğunu duyduğu tarihten itibaren resmi veya atanmış mirasçı mirasın reddi dilekçesi vererek mirası reddini talep edebilmektedir. Mirasın reddi dilekçesinin alınabilmesi için belirlenen bu süre resmi verasetçiler için kural olarak veraset verenin ölümünü duydukları andır. Şayet birey verasetçi olduğunu sonradan öğrenmiş ise bu sürenin başlangıcı kişinin mirasçılık sıfatını öğrendiği zamandır. Atanmış mirasçılar için ise sürenin başlangıcı vasiyetin açılıp kişiye tebliğ edilmesi ile başlamaktadır.